Türkiye’nin 2025 yılında yaklaşık 9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiği Romanya, 4 milyar dolarlık dış ticaret fazlasıyla öne çıkan stratejik bir pazar konumunda bulunuyor. Bursa’nın en fazla ihracat yaptığı beşinci ülke olan Romanya’ya dış satım ise 2025 yılında 1 milyar dolara ulaşarak iki ülke arasındaki güçlü ekonomik bağları ortaya koyuyor.

Resmi Adı           : Romanya
Nüfus                  : 19 milyon
Dil                         : Rumence
Din                       : Ortodoks (yüzde 87), Protestan (yüzde 6,8) Katolik (yüzde 5,6), Diğer (yüzde 0,6)
Yüzölçümü         : 238 391 km2
Başkent               : Bükreş
Para Birimi         : Lei

Üyesi Olduğu Başlıca Uluslararası Kuruluşlar
AB (Avrupa Birliği), AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar Bankası), BSEC (Karadeniz Ekonomik İşbirliği), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CE (Avrupa Konseyi), CEI (Orta Avrupa Girişimi), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-9, G-77, IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederasyonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), INMARSAT (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), INTELSAT (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), LAIA (Latin Amerika Entegrasyon Birliği), MONUC (BM Kongo Operasyonu), OAS (Amerika Devletleri Teşkilatı), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), PFP (Barış için Ortaklık), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNIKOM (BM Irak-Kuveyt Gözlem Misyonu), UNMEE (BM Etiyopya-Eritre Misyonu), UNMIBH (BM Bosna Hersek Misyonu), UNMIK (BM Kosova Geçici Yönetimi), UPU (Dünya Posta Birliği), WCL (Dünya Emek Konfederasyonu), WEU (Batı Avrupa Konseyi), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WTOO (Dünya Turizm Örgütü), WTO (Dünya Ticaret Örgütü)

Coğrafi Konum
Asya, Avrupa ve Ortadoğu’nun kavşak noktasında, Tuna Nehri ve Karadeniz yakınlarında yer alan Romanya, coğrafi yerleşim açısından oldukça stratejik bir konuma sahiptir. Büyük bir ekonomik potansiyeli elinde bulunduran ülke, gelişmiş sanayii ve tarım alanlarının yanı sıra zengin doğal kaynakları açısından da oldukça şanslıdır.

19 milyonluk nüfusu ve 238 391 kilometrekarelik yüzölçümü ile Avrupa’nın güney doğusunda yer alan Romanya, Bulgaristan (608 km), Macaristan (443 km), Moldova (450 km), Sırbistan (476 km) ve Ukrayna (531 km) ile sınıra sahiptir.

Başkenti Bükreş olan ülkenin diğer önemli şehirleri; Köstence, Yaş, Timisoara, Cluj-Napoca, Galati, Braşov ve Craiova’dır.

Siyasi ve İdari Yapı
Romenler, diğer Latin ulusları gibi M.S. ilk 1 000 yıl içinde ortaya çıkmış ve Trakyalı ataları olan Hint-Avrupa köklü ‘Dacia’lılar ile aynı bölgede yaşamışlardır. Bugün Romenler Doğu Roma dünyasının yegâne temsilcisidir ve Romence de İspanyolca, İtalyanca ve Fransızcanın yanında başlıca Latin kökenli dillerden birisidir.

İlk kez 1859 yılında Wallachia ve Moldavia Prensliklerinin birleşmesi ile doğan Romen ulus devleti, 400 yıl kadar Osmanlı egemenliğinde kalmış ve 1878 yılında resmi bağımsızlığını ilan ederek üç yıl sonra da bir krallık haline gelmiştir. Ancak söz konusu krallık, Romen nüfusun sadece bir kısmını kapsamış, 3 milyon kişi Macaristan yönetimindeki Transilvanya’da, 2 milyon kişi Rusya kontrolündeki Bessarabia’da ve küçük gruplar da Bulgaristan’a ait bulunan Dobruca bölgesinde kalmışlardır. Krallığın, Romanyalıların tamamını bir yönetim altında toplama hedefi, ancak I. Dünya Savaşı’nın ardından 1918 yılında Transilvanya, Bessarabia, Bukovina ve güney Dobruca bölgelerinin Romanya ile birleşmesi ile gerçekleştirilmiştir. Böylelikle ülke bir anda iki misli büyümüş, ancak bu yeni bölgelerin ekonomik gelişmesi, ya da tam anlamıyla entegre olması sağlanamamıştır.

  1. Dünya Savaşı sonrası ülke, diğer Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri gibi Sovyet egemenliği altına girerek komünist rejimi benimsemiştir. 1945 yılında Sovyetler Birliği destekli Romanya Komünist Partisi (RCP) yönetimi ele geçirmiş, 1947 yılı sonunda da Kral Michael tahttan çekilerek ülke Romanya Halk Cumhuriyeti adını almıştır.

1950’li yıllarda Moskova ile bağları zayıflasa da Gheorghe Gheorghiu-Dej yönetimindeki RCP, Stalinist ekonomi politikalarının tamamını uygulamıştır. 1965 yılında yönetimi devralan Nikolae Çavuşesku (Ceausescu) devlet konseyi başkanı olmuş, ülkenin adı Romanya Sosyalist Cumhuriyeti olarak değişmiştir. Gizli polis teşkilatının da desteğiyle Çavuşesku olağanüstü bir kişisel güç kazanmış, özellikle 1980’li yılların sonlarına doğru ülke yönetiminin bütün kilit noktalarına Çavuşesku’nun aile üyeleri ve arkadaşları yerleştirilmiştir.

Doğu Avrupa ülkelerinde komünist rejimlerin sarsıldığı 1989 yılı sonlarında, ülkenin Timoşoara kentinde rejime karşı ilk tepkiler başlamış, bastırılan gösterilerin Bükreş’e sıçraması ile birlikte olaylar hızla gelişmiş, 25 Aralık 1989’da Nikolae Çavuşesku ile eşi idam edilmiştir.

Tüm ülkeye yayılan ayaklanmalar sonucu, Ulusal Kurtuluş Cephesi (National Salvation Front) sosyalist rejime son vermiş, 1990 yılında da serbest seçimler yapılarak ülkede çok partili demokratik sisteme geçilmiştir. Romanya, halen çok partili parlamenter sistem ve Senato ile Millet Meclisinden oluşan iki meclis ile yönetilen demokratik bir Cumhuriyettir.

31 Mart 2024 tarihi itibarıyla Romanya Schengen Bölgesine dahil olmuştur. Bu çerçevede, Schengen vizelerinin verilmesi de dahil olmak üzere Schengen kuralları geçerli olmuş ve iç hava ve deniz sınırlarındaki kontroller kaldırılmıştır. Öte yandan, iç kara sınırlarındaki kontroller devam etmektedir.

Nüfus ve İstihdam
1990 yılından beri gerek dışarıya göç gerekse artan ölüm ve azalan doğum oranları nedeniyle, Romanya’nın nüfusu sürekli azalma kaydetmiştir. 1990 yılında 23,21 milyon kişi olan ülke nüfusu, 2026 yılında 19 milyon kişiye kadar düşmüştür.

Ülkenin nüfus azalışında doğal sebeplerin yanı sıra göç de önemli bir faktörü oluşturmaktadır. Nüfusun azalmış olmasına, yurtdışına çalışmaya gidenlerin önemli ölçüde sebep olduğu tahmin edilmektedir. Diğer taraftan Uluslararası Göç Örgütü, yurtdışında çalışmakta olan Romen sayısını 2 milyon kişi olarak belirtmektedir ki bu rakam da yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 10’luk kısmına karşılık gelmektedir. 1990’lı yıllarda başlayan dış göçün başlangıçtaki hedef ülkeleri Yugoslavya ve Polonya gibi Doğu Avrupa ülkeleriyken bugün Almanya, İtalya, İspanya gibi Batı Avrupa ülkeleri ve İsrail en fazla tercih edilen yabancı ülkeler haline gelmiştir.

Ülkenin nüfusunun yüzde 89,5’i Romenlerden oluşmaktadır. Ülkede resmi olarak Macarlar (yüzde 6,6), Çingeneler (yüzde 2,5) ve Almanlar (yüzde 0,5) da dahil olmak üzere 13 azınlık grubu mevcuttur.

Romanya halkının yaklaşık yüzde 96’sı okur-yazardır. Nüfusun ortalama yaşı 39,7 olan Romanya, Batı Avrupa ülkelerine göre daha genç bir nüfusa sahiptir. Bununla beraber, azalan doğum oranı, bu durumun değişeceğine ve gelecek 10 yılın sonuna doğru, ülkedeki yaşlı nüfusun çalışma yaşındaki nüfusa bağımlılık oranının yükseleceğine işaret etmektedir. Ülkede 14 yaş altı nüfusta azalma gözlenirken, 65 yaş üstü nüfus ise artmaktadır. Bu durumun, emeklilik, sosyal sigorta ve sağlık sistemi üzerinde bir baskı oluşturması beklenmektedir.

Komünist sistemin yıkılmasının ardından, ülkenin işgücü yapısı ve büyüklüğü de önemli ölçüde değişiklik göstermiştir. Özellikle 1990’lı yıllarda kayıt dışı ekonominin büyümesi ile işgücü ile ilgili güncel ve doğru bilgi temin etmek ve bu bilgileri yorumlamak zorlaşmıştır.

İşsizler, emekliler, kırsal kesimde çalışan ücretliler, düşük ücretli işlerde çalışıp büyük kentlerde yaşayan büyük aileler ile Moldova sınırındaki bölgelerde ve daha az gelişmiş olan kuzeydoğu bölgelerinde yaşayan kesimler, ülkede yoksulluktan en fazla zarar gören nüfusu oluşturmaktadır. Önümüzdeki dönemde diğer AB ülkelerine yönelik göçün tahmin edilememesi işgücü ile ilgili olarak belirsizlik yaratmaktadır.

Genel Ekonomik Durum
Avrupa’nın güney doğusunda yer alan ve Polonya’nın ardından Orta ve Doğu Avrupa’nın en büyük ikinci pazarı durumunda olan Romanya’da, sanayileşme sürecine girilmesiyle birlikte güçlü bir kırsal göç gerçekleşmiştir.

  1. Dünya Savaşı’ndan ağır yaralarla çıkan Romanya, ekonomisini kalkındırmak için büyük bir mücadele dönemine girmiştir. Aralık 1989 Devrimi’nden sonra serbest piyasa sistemine adapte olmaya başlayan Romanya, iktisadi gelişme amacıyla dış ticarete önem vermiştir. Ayrıca, yine bu amaçla pek çok reformlar yapılmıştır.

Kısa sürede hisselerinin çoğu devlet kontrolü altında bulunan bütün kuruluşların hızlı ve şeffaf bir biçimde özelleştirilmesi ve vatandaşların hayat standardının yükseltilmesi yönünde politikalar uygulamaya konulmuştur. Bu reformlar özellikle, IMF, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği gibi uluslararası oluşumlar tarafından desteklenmiştir. Bu önemli gelişmelerle beraber 1 Ocak 2007 itibarıyla ülkenin Avrupa Birliği tam üyesi olması, Romanya’yı Avrupa’nın cazip ülkelerinden biri haline getirmiştir.

Ülke ekonomisinin karşı karşıya olduğu çeşitli problemler bulunmaktadır. Ülkede kayıt dışı ekonomimin büyük olması, vergi sistemine düşük oranda katkı sağlayabilen kırsal nüfusun yüksek olması, vergilerin düzenli olarak toplanamaması gibi sorunlardan dolayı vergi gelirleri yeterli düzeye ulaşamamaktadır. Bu nedenle eğitim, sağlık, refah, altyapı ve güvenlik harcamaları yeterli düzeyde gerçekleştirilememektedir. Romanya Doğu Avrupa ülkeleri arasında en düşük kişi başı gelire, çevre standartları açısından en düşük seviyeye, en yüksek ödenmemiş vergi borçlarına ve en düşük eğitim harcamasına sahiptir. Ülkenin Euro Bölgesi ile kurmuş olduğu sıkı ticari ve mali bağlar, ekonomisini bu bölgedeki gelişmelere karşı riskli hale getirmektedir.

Pandemi sonrası hızlı bir büyüme ivmesi kazanan ekonomi, Rusya-Ukrayna savaşın başlamasından bu yana önemli ölçüde kötüleşmiştir. Yaptırımlar ve artan enerji maliyetleri, yüksek enflasyon ve tedarik zinciri kesintiler ile ilgili mevcut zorlukların artması beklenmekte ve toparlanmanın zaman alacağı tahmin edilmektedir.

Romen Hükümeti tarafından uzun vadede Romanya'nın mali sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla bazı mali/bütçesel tedbirler alınmıştır. Bahse konu düzenleme kapsamındaki tedbirlerin bir kısmı 1 Kasım 2023 tarihinde, bir kısmı ise 1 Ocak 2024 tarihinde, bir kısmı ise 1 Temmuz 2024 tarihinde uygulanmaya konulmuştur. Düzenleme kapsamındaki başlıca değişiklikler arasında mikro-girişimlere yönelik vergilerin arttırılması, yıllık cirosu 50 milyon euroyu aşan firmalar için yüzde 1 oranında ciro üzerinden vergi alınması, bazı ürünlerin ve yeni evlerin satışında uygulanan KDV oranlarının yükseltilmesi, lüks ev/arabalardan alınan verginin arttırılması, IT sektöründe uygulanan gelir vergisi muafiyetinin kısıtlanması, bazı sektörlerde çalışanların sağlık sigortası katkısı ödemeye başlaması, alkol ve sigara için uygulanan özel tüketim vergisinin arttırılması, kaynağı belirlenemeyen gelirlere uygulanan verginin yükseltilmesi ve e-fatura sisteminin bazı ticaret türleri için zorunlu hale gelmesi yer almaktadır.

Yüksek enerji maliyetleri, yükselen faiz oranları ve Romanya'nın Avrupa'daki önemli ticaret ortaklarındaki zayıflayan büyüme, yüksek enflasyonla ilgili mevcut zorlukları artırmaya devam etmiştir. Yeni Nesil AB programı kapsamında AB fonlarının girişi nedeniyle yatırım parlak bir nokta olmaya devam etmesi beklenmektedir. Reel GSYİH'nın 2025 yüzde 0,7 oranında büyümüş, 2026'da yüzde 0,7 oranında büyümesi beklenmektedir.

Romanya'nın 2026'daki büyümesi iç talep tarafından yönlendirilmeye devam edecek. Hala sıkı bir işgücü piyasası ve hem devlet hem de özel sektördeki önceki güçlü ücret artışları, gerçek gelirlerdeki devam eden güçlü büyümenin temelini oluşturuyor. Kamusal altyapıya yapılan yatırım, AB bütçesinden ve Yeni Nesil AB programı kapsamındaki fon girişleri nedeniyle, dağıtımlarında büyük bir gecikme olmadığı varsayılarak 2026'da artacaktır. Güçlü iç talep ve Romanya'nın ithalata olan yapısal bağımlılığı göz önüne alındığında, dış sektör 2026'da (ve sonrasında) ana büyüme üzerinde önemli bir engel teşkil edecektir.

2026-30 yılları arasında güçlü özel tüketim büyümesinin devam etmesiyle birlikte, gerçek GSYİH büyümesinin yıllık ortalama yüzde 3 civarında olması beklenmekte; bu, öngörülen AB ortalamasının çok üzerindedir. Tahmin döneminde artan kapasite kullanımı, azalan belirsizlik ve AB fonlarının emilimi, yatırım büyümesini destekleyerek Romanya'nın inşaat ve hizmet sektörlerine ivme kazandırması beklenmektedir.

Romanya'nın zayıf demografik profili ve devam eden göçten kaynaklanan ‘beyin göçü’, araştırma ve geliştirmeye yaptığı düşük harcama seviyesiyle ülkenin orta vadeli büyüme beklentileri üzerinde kısıtlamalar olmaya devam edecektir. Büyük mali açık nedeniyle AB toparlanma fonlarının akışında yaşanabilecek aksamalar da büyüme tahminleri açısından bir diğer olumsuz risk olarak görülmektedir.

Küresel Bakış
OECD’ye göre Romanya ekonomisi, son yirmi yılda güçlü büyüme performansı sergileyerek gelir ve verimlilik düzeylerinde önemli ilerleme kaydetmiş, küresel ve bölgesel ekonomik şoklara karşı dayanıklılık göstermiştir. Ancak son dönemde zayıf dış talep, artan politika belirsizliği ve iç tüketimdeki yavaşlama nedeniyle ekonomik büyüme ivme kaybetmiştir. Kamu yatırımları ve Avrupa Birliği fonları yatırımları desteklemeye devam ederken, başlıca ticaret ortaklarındaki durgunluk ihracat performansını sınırlamaktadır. Ayrıca küresel ticaret gerilimleri ve Avrupa tedarik zincirlerindeki gelişmeler, Romanya ekonomisi üzerinde dolaylı baskı oluşturmaktadır.

OECD’ye göre Romanya’da enflasyon, enerji krizinin etkilerinin azalmasına rağmen yüksek seyretmeye devam etmektedir. Elektrik fiyatlarındaki düzenlemelerin kaldırılması ve vergi artışları fiyat baskılarını artırırken, enflasyonun temel kaynağını yükselen iş gücü maliyetleri oluşturmaktadır. Son yıllarda ücret artışlarının verimlilik artışının üzerinde gerçekleşmesi, çekirdek enflasyonu beslerken ülkenin maliyet rekabetçiliği üzerinde de baskı yaratmaktadır. Bu kapsamda Romanya, asgari ücret artışlarını verimlilik ve enflasyon göstergelerine bağlayarak daha öngörülebilir bir ücret belirleme sistemi oluşturmayı hedeflemektedir.

OECD’ye göre Romanya, son yıllarda giderek büyüyen bir cari açık sorunu ile karşı karşıyadır. Özellikle mal ticaretindeki açıkların artması, maliyet rekabetçiliğindeki zayıflama ve güçlü iç talep dış dengenin bozulmasına neden olmaktadır. Verimlilik artışıyla desteklenmeyen ücret yükselişleri ve genişleyici mali politikalar ithalat talebini artırırken, cari açık ile bütçe açığının birlikte hareket etmesi ekonomideki yapısal kırılganlıklara işaret etmektedir.

Ülkenin ihracatı ağırlıklı olarak imalat sanayine dayanırken, otomotiv ve elektrikli ekipman sektörleri öne çıkmaktadır. Yüksek teknoloji ürünlerinin ihracattaki payı artış gösterse de Romanya bu alanda hâlen OECD ve AB ortalamalarının gerisinde bulunmaktadır. Öte yandan bilgi ve iletişim teknolojileri başta olmak üzere hizmet ihracatı güçlü bir performans sergilemekte ve ülkenin uluslararası rekabet gücünü destekleyen önemli bir avantaj olarak öne çıkmaktadır. Ancak OECD, küresel pazarlara entegrasyonun derinleşmesine rağmen yerli firmaların yüksek katma değerli sektörlerdeki varlığının ve teknoloji yoğun üretimdeki payının artırılması gerektiğine dikkat çekmektedir.

Romanya’nın bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) sektörü, 2024 yılında gayri safi katma değerin yüzde 7,6’sını oluşturarak AB (yüzde 5,5) ve Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri (yüzde 5,8) ortalamalarının üzerinde performans göstermiştir. Sektörün ekonomiye toplam katkısı ise GSYİH’nin yaklaşık yüzde 14’üne ulaşmaktadır. Özellikle yazılım geliştirme ve hizmet ihracatında güçlü bir konuma sahip olan sektör, nitelikli mezun oranında da AB ortalamasının üzerindedir (yüzde 6,8’e karşı yüzde 4,5). Ancak istihdamdaki payının düşük kalması (yüzde 2,8), nitelikli iş gücü göçü, işletmelerin yüzde 95’inin mikro ölçekli olması ve sınırlı Ar-Ge faaliyetleri sektörün temel zorlukları arasında yer almaktadır.

Dış Ticaret

Romanya’nın ihracatı 2025 yılında 109 milyar dolar olmuştur. Ülkenin ihracat yaptığı başlıca ülkeler; Almanya, İtalya, Fransa, Macaristan ve Bulgaristan’dır. Ülkenin ihracatında Türkiye yüzde 4 pay ile 7. sıradadır.

Ülkenin 2025 yılında ihraç ettiği başlıca ürünler sırasıyla otomobiller; karayolu taşıtları için aksam ve parçalar, izole edilmiş teller, kablolar ve diğer elektrik iletkenler; tek tek kaplanmış liflerden oluşan fiber optik kablolar; elektrik kontrol, dağıtım tabloları, panolar, konsollar, kabinler, diğer mesnetler ve sayısal kontrol cihazları ve kauçuktan yeni dış lastiklerdir.

2025 yılında ülkenin ithalatı ise 146 milyar dolar olmuştur. İthalat yaptığı başlıca ülkeler; Almanya, İtalya, Çin, Macaristan ve Polonya’dır. Ülkenin ithalatında Türkiye yüzde 5,6 pay ile 6. sıradadır.

2025 yılında ithal ettiği başlıca ürünler ise karayolu taşıtları için aksam ve parçalar; tedavide veya korunmada kullanılmak üzere hazırlanan ilaçlar (dozlandırılmış); otomobiller, ham petrol (petrol yağları ve bitümenli minerallerden elde edilen yağlar) ve telefon cihazları, ses, görüntü veya diğer bilgileri almaya veya vermeye mahsus diğer cihazlardır.

Doğrudan Yabancı Yatırımlar
2025 yılında Romanya’da gerçekleşen doğrudan yabancı yatırım miktarı tahmini 9,4 milyar dolar olmuştur. Ülkenin 2025 yılında toplam yabancı sermaye stoğu yaklaşık 165 milyar dolara ulaşmıştır.

Türkiye ile Ticaret
2025 yılında ülkeye ihracatımız yaklaşık 9 milyar dolar olmuştur. İhraç ettiğimiz başlıca ürünler sırasıyla petrol yağları ve bitümenli minerallerden elde edilen yağlar; karayolu taşıtları için aksam ve parçalar, demir veya çelikten diğer ince ve kalın borular ve içi boş profiller ve kıvılcım ile ateşlemeli içten yanmalı doğrusal veya döner pistonlu motorlardır.

2025 yılında ülkeden ithalatımız ise yaklaşık 5 milyar dolar olmuştur. İthal ettiğimiz başlıca ürünler ise otomobiller; karayolu taşıtları için aksam ve parçalar, ayçiçeği tohumu; kıvılcım ile ateşlemeli içten yanmalı doğrusal veya döner pistonlu motorlar (patlamalı motor); dökme demirin, demirin veya çeliğin döküntü ve hurdaları veya bunların eritilmesi ile elde dilmiş külçelerdir.

2025 yılında Romanya ile ticarette Türkiye’nin yaklaşık 4 milyar dolar dış ticaret fazlası vermiştir.

Bursa ile Ticaret
Türkiye ihracatının öncü kentlerinden biri olan Bursa’nın dış satımında Romanya’nın önemli bir yeri bulunuyor. 2025 yılı verilerine göre Bursa’nın en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkeler sıralamasında Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya’nın ardından Romanya 5’inci sırada bulunuyor. Bursa, 2025 yılında Romanya’ya ihracatını 2024 yılına göre yüzde 21,4 oranında artırarak 1 milyar dolar seviyesine çıkardı. Bu yılın ilk beş ayında da Bursa, Romanya’ya ihracatını yüzde 3,4 düzeyinde kayıpla 365 milyon dolara yaklaştırdı. Bursa’nın söz konusu ülkeye ihracatının yıl sonunda 1 milyar doların üzerinde gerçekleşmesi öngörülüyor.