Küresel tekstil ve hazır giyim pazarı trilyon dolarlık büyüklüğe ilerlerken, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve yüksek katma değerli üretim yeni rekabet parametrelerini belirliyor. 2025 verileri Türkiye’de ihracat ve kapasite kullanım oranlarında sınırlı gerilemeye işaret ederken, sektörün önemli üretim merkezlerinden Bursa’da dahem tekstil hem hazır giyim ihracatında düşüş kaydedildi.
Tekstil ve hazır giyim sektörü, yıllardır küresel ekonominin temel taşı olma niteliğini korurken, son dönemde çok boyutlu bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Küresel ölçekte artan rekabet, değişen tüketici beklentileri ve iklim odaklı düzenlemeler; sektörü yalnızca maliyet değil, sürdürülebilirlik ve teknoloji ekseninde yeniden şekillendiriyor. Dijitalleşme, çevre dostu üretim ve yüksek katma değerli ürünler, sektörün geleceğini belirleyen ana dinamikler olarak öne çıkıyor.
Gelişmiş Ülkeler Sektörden Çekilmiyor
Global ölçekte tekstil sektörü, Çin, Bangladeş, Hindistan ve Vietnam gibi ülkelerin yüksek üretim kapasiteleri ve düşük işgücü maliyetleriyle yoğun bir rekabet alanına dönüşmüş durumda. Buna karşın gelişmiş ülkelerin sektörden tamamen çekildiğine yönelik yaygın kanının aksine, bu ülkelerin yüksek katma değerli ve teknik tekstil alanlarında üretim ve ihracattaki varlıklarını sürdürdükleri görülüyor. Bu durum küresel istatistiklere de yansıyor. Havacılıktan inşaata, savunma sanayinden elektroniğe kadar pek çok alanda tekstil esaslı malzemelerin kullanımının artması, sektörün stratejik önemini daha da pekiştiriyor.
En büyük 10 tekstil ihracatçısı ülkesinin 8’i G20, 4’ü ise G7 üyesi konumunda bulunuyor. 141 milyar dolarlık tekstil ihracatıyla Çin listenin ilk sırasında yer alıyor. Hindistan 19 milyar dolarla ikinci sırada bulunuyor. ABD 18 milyar dolarlık ihracat hacmiyle üçüncü, Almanya ise 13 milyar dolarla dördüncü sırada yer alıyor. Türkiye ve İtalya ise 12’şer milyar dolarlık ihracat rakamlarıyla beşinciliği paylaşıyor.
Türkiye’nin Rekabet Avantajı ve Baskı Unsurları
Bu küresel tablo içerisinde Türkiye, köklü üretim altyapısı, kaliteli imalat kapasitesi ve Avrupa pazarına olan coğrafi yakınlığı sayesinde önemli bir tedarikçi konumunda yer alıyor. Hızlı teslimat avantajı ve tasarım gücü, Türk tekstil ve hazır giyim sektörünü uluslararası pazarlarda rekabetçi kılarken; artan enerji maliyetleri, kur oynaklığı ve sürdürülebilirlik kriterlerine uyum zorunluluğu sektör üzerinde baskı oluşturan başlıca unsurlar arasında bulunuyor.
Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Ön Planda
Öte yandan dijitalleşme, otomasyon ve e-ticaretin yükselişi, Türkiye’deki firmaların iş yapma modellerini dönüştürürken; çevre dostu üretim, karbon ayak izinin azaltılması ve geri dönüştürülebilir malzemelere yönelik yatırımlar rekabet gücünün temel belirleyicileri haline geliyor. Küresel eğilimlerle uyumlu, esnek ve yenilikçi üretim yapısını güçlendiren firmalar için sektör, tüm zorluklara rağmen önemli fırsatlar barındırmaya devam ediyor. Türkiye’de sektörün yaşadığı baskı ihracat rakamlarına yansıyor.
Tekstil Sektörünün Küresel Manzarası
Küresel tekstil sektörünün toplam büyüklüğü 2025 yılı itibarıyla 1-2 trilyon dolar civarında hesaplanıyor. Pazar hacminin, 2026’dan 2034 yılına kadar 2-4 trilyon dolar civarına yükselmesi öngörülüyor. Bu dönemde sektörün yıllık ortalama yüzde 7,11 büyüme oranı ile genişlemesi bekleniyor.
Bölgesel dağılıma bakıldığında, Asya Pasifik’in 2025 yılında yüzde 44,17’lik payla küresel pazarda en büyük konuma sahip olduğu görülüyor. Asya Pasifik tekstil pazarının büyüklüğünün 2025 yılında 1,1 trilyon dolar olduğu tahmin edilmekte olup, 2025-2034 yılları arasında yıllık yüzde 7,45'lik bileşik büyüme oranıyla 2034 yılına kadar yaklaşık 2,2 trilyon dolar değerine ulaşacağı öngörülüyor.
Çin, Hindistan ve Bangladeş; gelişmiş üretim kapasiteleri, geniş ölçekli sanayi altyapıları, deneyimli iş gücü ve zengin hammadde erişimi sayesinde küresel tekstil üretiminde stratejik bir konuma sahip. Bunun yanı sıra, avantajlı ticaret anlaşmaları, artan doğrudan yabancı yatırımlar ve görece düşük işçilik maliyetleri bölgenin maliyet odaklı rekabet gücünü pekiştirerek sektörün büyüme ivmesini destekliyor.
Bölgesel pazar büyüklüklerine bakıldığında, Japonya tekstil pazarının 2026 yılına kadar yaklaşık 40,64 milyar dolara, Çin pazarının ise yaklaşık 167,91 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Bu projeksiyonlar, Asya’nın küresel tekstil değer zincirindeki belirleyici rolünü sürdürmeye devam edeceğini yansıtıyor.
Hazır Giyim Sektörünün Küresel Tablosu
Küresel hazır giyim pazarının büyüklüğü 2025 yılı itibarıyla 1,8 trilyon dolar olarak hesaplanıyor. Pazarın, 2034 yılına kadar 2,3 trilyon dolara ulaşması öngörülüyor. Bu süreçte sektörün yıllık ortalama yüzde 3,52 büyüme oranı kaydetmesi bekleniyor.
Bölgesel açıdan değerlendirildiğinde Asya Pasifik bölgesi 2025 yılında yüzde 41,03’lük pay ile küresel giyim pazarında en büyük paya sahip bölge konumunda bulunuyor.
Hindistan, Çin, Brezilya, Arjantin ve Güney Afrika başta olmak üzere birçok Güneydoğu Asya ülkesinde orta sınıfın hızla genişlemesi, hazır giyim talebini belirgin biçimde yukarı taşıyor. Bu ekonomilerde istihdam oranlarının yükselmesi ve çalışan nüfusun artması, hane halkı gelirlerini güçlendirerek tüketicilerin harcanabilir gelirini artırıyor; böylece giyim harcamaları ve pazar hacmi büyüme eğilimi gösteriyor.
Amerika Birleşik Devletleri: Spor giyim akımının güçlenmesi, dijital moda uygulamalarının yaygınlaşması ve sürdürülebilir ile kişiselleştirilmiş ürünlere yönelik yüksek tüketici ilgisi sayesinde pazarın 2032 yılına kadar yaklaşık 471,82 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülüyor.
Hindistan: 2017–2023 döneminde işgücüne katılım oranının yüzde 49,8’den yüzde 57,9’a yükselmesi ve istihdam artışı, özellikle e-ticaret kanalları ve kitlesel pazar segmenti aracılığıyla giyim tüketimini hızlandırıyor.
Çin: Küresel üretimdeki güçlü konumunu koruyan Çin’de, artan iç talep ve genç tüketicilerin yön verdiği moda eğilimleri pazar büyümesini destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
Japonya: Minimalist tasarım anlayışı, yaşlanan nüfus yapısı ve premium günlük giyime olan talep hem pazar istikrarını hem de ürün inovasyonunu teşvik ediyor.
Almanya ve Fransa (Avrupa): Sürdürülebilir moda, etik tedarik zinciri uygulamaları ve döngüsel ekonomi temelli giyim modellerine yönelik artan ilgi, yüksek kaliteli ve çevre dostu ürün segmentinin büyümesini destekliyor.
Brezilya ve Arjantin: Hızlı kentleşme ve orta gelir grubunda yükselen marka bilinci, moda ve günlük giyim kategorilerinde talep artışını beraberinde getiriyor.
Güney Afrika: Uygun fiyatlı moda ürünlerine yönelik talep artışı ve ithalat hacmindeki yükseliş, uluslararası markalar için pazarda yeni büyüme fırsatları oluşturuyor.
Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan: Yükselen harcanabilir gelir düzeyi ve Batı modasının etkisiyle lüks ve premium giyim segmentine yönelim artmakta; bu durum üst segment perakende kanallarının gelişimini destekliyor.


Türkiye’nin Tekstil İhracatı
Türkiye İhracatçılar Meclisi’nden alınan verilere göre 2024 yılında Türkiye’de tekstil ihracatı 9,50 milyar dolar iken 2025 yılında yüzde 1 düşerek 9,41 milyar dolar olarak gerçekleşti. Tekstil sektörünün 2025 yılı genel ihracat içindeki payı yüzde 4,2 oranında kayda geçti. Türkiye’nin kilogram başına ihracat birim fiyatı 1,59 dolar ilen tekstil sektörünün ihracat birim fiyatı 4,3 dolar seviyelerinde bulunuyor.
Ürün Grubu Bazında Tekstil İhracatı
Türkiye’nin 2025 yılı teknik tekstil ihracatı 2024 yılına göre yüzde 2,8 artışla 2,3 milyar dolara yükseldi. Dokuma kumaş ihracatı, yüzde 0,3’lük sınırlı bir artışla 2,3 milyar dolar oldu. İplik ihracatı, yüzde 0,2’lik artışla 2,2 milyar dolar olarak kayda geçti. Ev tekstili ihracatı, yüzde 2,8’lik kayıpla 1,6 milyar dolara geriledi. Örme kumaş ihracatı, yüzde 9,6 oranında düşüşle 1,6 milyar dolara indi. Elyaf ihracatı yüzde 0,7’lik gerilemeyle 1,1 milyar dolar oldu. Konfeksiyon yan sanayi ihracatı, yüzde 1,2’lik düşüşle 631 milyon dolarda kaldı. Genel olarak 2025 yılı toplamında teknik tekstil, dokuma kumaş ve iplik segmentlerinde sınırlı artışlar yaşanırken özellikle örme kumaşta belirgin bir gerileme dikkat çekti.
Tekstil İhracatı Yapılan İlk 5 Ülke
Tekstil sektörünün 2025 yılı Ocak-Aralık dönemine ilişkin ülke bazlı ihracat verileri, bazı pazarlarda güçlü artışlara işaret ederken, bazı geleneksel pazarlarda ise gerileme yaşandığını ortaya koydu. İtalya’ya ihracat 838 milyon dolar olarak gerçekleşti ve bir önceki yıla göre yüzde 0,8 artış kaydetti. ABD pazarı da 792 milyon dolarlık hacimle yüzde 1,7 büyüme gösterdi. Buna karşılık Almanya’ya ihracat 715 milyon dolara gerileyerek yüzde 7,0 düşüş yaşadı.
Alternatif pazarlarda ise dikkat çekici yükselişler görüldü. Mısır’a ihracat yüzde 23,0 artışla 567 milyon dolara, Fas’a ihracat ise yüzde 18,7 artışla 460 milyon dolara ulaştı. İspanya pazarı da yüzde 5,9 artışla 557 milyon dolara çıktı. Öte yandan İngiltere’ye ihracat yüzde 1,2 azalarak 445 milyon dolara geriledi. Belarus pazarı yüzde 14,6 düşüşle 416 milyon dolara inerken, İran’a ihracat da yüzde 5,8 azalarak 298 milyon dolar oldu. Bulgaristan ise yüzde 1,6 artışla 335 milyon dolara yükseldi. Veriler, sektörün Avrupa’daki bazı ana pazarlarda daralma yaşarken, Kuzey Afrika pazarlarında güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığını gösterdi.
Bursa’nın Tekstil İhracatı
Bursa’da tekstil ihracatı 2024 yılında 1,28 milyar dolar iken 2025 yılında yüzde 4 düşüşle 1,24 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu rakamlara göre 2024 yılında Bursa’nın Türkiye ihracatındaki payı ortalama yüzde 13,5 iken, 2025 yılında ortalama yüzde 13,1’e düştü.
Hazır Giyim İhracatı
Türkiye İhracatçılar Meclisi’nden alınan verilere göre 2024 yılında Türkiye’de hazır giyim ihracatı 17,94 milyar dolar iken 2025 yılında yüzde 7 düşerek 16,77 milyar dolar olarak gerçekleşti. Hazırgiyim ve konfeksiyon sektörü 2025 yılı genel ihracat içinde yüzde 17,5 paya sahip olan otomotiv endüstrisi, yüzde 13,5’lik paya sahip olan kimyevi maddeler sektörü ve yüzde 7,5’lik paya sahip elektrik ve elektronik sektörünün ardından yüzde 6,1 ile dördüncü sektör oldu. Hazır giyim sektörünün kilogram başına ihracat birim fiyatı ise 21,3 dolara çıktı.




Ürün Grubu Bazında Hazır Giyim İhracatı
2024 yılında 5,1 milyar dolar olan kadın giyim ihracatı, 2025’te 4,7 milyar dolara geriledi. Triko ihracatı 3 milyar dolardan 2,8 milyar dolara düştü. Tişört grubu, 2,5 milyardan 2,3 milyar dolara indi. Hazır eşya ihracatı, 1,9 milyar dolarda kaldı. Erkek giyim ihracatı 1,9 milyar dolardan 1,7 milyar dolara geriledi. Çorap ihracatı 1,16 milyar dolardan 1,11 milyar dolara indi. İç giyim 682 milyondan 660 milyon dolara, spor giyim 370 milyon dolardan 329 milyon dolara ve dış giyim de 345 milyon dolardan 302 milyon dolara düştü. Bebek giyim de 218 milyon dolardan 188 milyon dolara geriledi. Aksesuar gurubu ihracatı 98 milyon dolardan 101 milyon dolara yükselerek artış gösteren nadir kalemlerden oldu. Genel olarak 2025 yılında çoğu ürün grubunda düşüş yaşanırken yalnızca aksesuar segmentlerinde sınırlı artış görüldü.
Hazır Giyim İhracatı Yapılan İlk 5 Ülke
2025 yılında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu; Almanya’ya ihracat 2 milyar 643 milyon 668 bin dolar olarak gerçekleşti ancak bir önceki yıla göre yüzde 8,4 geriledi. Hollanda 1 milyar 908 milyon 193 bin dolarla ikinci sırada yer aldı ve yüzde 5,0 düşüş kaydetti. İspanya’ya ihracat 1 milyar 681 milyon 48 bin dolar oldu; bu pazarda yüzde 9,6 oranında daralma yaşandı. İngiltere 1 milyar 404 milyon 856 bin dolarlık hacimle dördüncü sırada bulunurken yüzde 5,3 azalış görüldü. Fransa’ya yapılan ihracat ise 895 milyon 94 bin dolar seviyesinde gerçekleşti ve yüzde 7,5 geriledi.
ABD pazarı 870 milyon 277 bin dolarlık ihracatla yüzde 1,7 artış göstererek pozitif ayrıştı. Irak’a ihracat 634 milyon 165 bin dolara ulaştı ve yüzde 13,3 artışla en güçlü yükselişi kaydetti. İtalya’ya ihracat 587 milyon 164 bin dolar olurken yüzde 2,8 düşüş yaşandı. Polonya pazarı 572 milyon 145 bin dolar seviyesinde kaldı ve yüzde 20,1 ile en sert gerilemeyi gösterdi. Kazakistan’a ihracat ise 435 milyon 342 bin dolar olarak gerçekleşti ve yüzde 4,9 azaldı. Genel tabloda Avrupa pazarlarında düşüş eğilimi öne çıkarken, ABD ve özellikle Irak pazarındaki artış dikkat çekti.
Bursa’nın Hazır Giyim İhracatı
Bursa’da hazır giyim ihracatı 2024 yılında 1,58 milyar dolar iken 2025 yılında yüzde 18 düşüşle 1,29 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu rakamlara göre 2024 yılında Bursa’nın Türkiye ihracatındaki payı ortalama yüzde 8,8 iken, 2025 yılında ortalama yüzde 7,8’e düştü.
Kapasite Kullanım Oranları
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan alınan verilere göre 2024 yılı tekstil sektörü aylık ortalama kapasite kullanım oranı yüzde 71,8 iken, 2025 yılında 2,2 puan düşüşle yüzde 69,7 olarak ölçüldü. 2024 yılı hazır giyim sektörü aylık ortalama kapasite kullanım oranı yüzde 76,4 iken, 2025 yılında 1,4 puan düşüşle yüzde 75,0 olarak ölçüldü.

