Dünya Markalarının Multimedya Sistemi Bursa'dan

Dünya Markalarının Multimedya Sistemi Bursa'dan

Dünyada 50'den Fazla Otomobil Modeline Multimedya Sistemi Üreten Marka: DAIICHI

DAIICHI, Japonca'da 'Bir Numara' anlamına geliyor. Otomotiv elektroniği alanında ülkemizi dünya arenasında güçlü temsil etmeye devam eden DAIICHI'nin 2002 yılında kurulmasından sonra istikrarlı bir şekilde devam eden başarı hikayesini derledik. Bugün DAIICHI, sürücü ve yolcuların konforunu, sürüş güvenliğini artırmak ve onlara daha keyifli bir yolculuk yaşatabilmek amacıyla araç içi multimedya sistemleri, hoparlör, direksiyon simidi ve geri görüş kameraları üretiyor. ULUTEK'teki Ar-Ge Merkezi’nde Türk Mühendisleri tarafından geliştirilen ve dünyada 50’den fazla otomobil modeline navigasyon ve ses-görüntü sistemleri üreten DAIICHI'nın başarı hikayesini Ar-Ge Direktörü Dr. Emrah Yürüklü BTSO Ekonomi Dergisi okuyucularıyla paylaştı.

Emrah bey, hoş geldiniz. Röportajımızın ilk bölümünde kendinizden bahsedebilir misiniz?  

Elektronik mühendisiyim. Lisansımı, Yüksek lisansımı ve doktoramı Uludağ Üniversitesi’nde tamamladım. 2008 yılında TOFAŞ ile otomotiv dünyasına adım attım. Onun öncesinde 6 yıllık araştırma görevliliği maceram var. Akademi geçmişim buradan geliyor. 2008 yılında TOFAŞ ile birlikte elektrik elektronik sistemlerde uzman olarak başladığım göreve sonra Fiat Ar-Ge merkezinde devam ettim. 2014 yılında da DAIICHI’ye geçerek burada AR-GE oluşumuna katkı vermek amacıyla göreve başladım.

Hem akademisyenlik hem de özel sektör kariyeriniz var? Bu sektörü seçmenizde etken nedir?

Seçimimde Bursa’nın çok büyük etkisi oldu. Bursa, bütün otomotiv dünyasının birleştiği, bütün otomotivle ilgili üretim tesislerinin, yan sanayinin bulunduğu bir şehir. Sonrasında ise ben otomotiv sektörünü çok sevdim. Yapmış, geliştirmiş olduğunuz ürünlerin, yolda giderken önünüze çıkması, ‘Bunu ben geliştirmiştim.’ ‘Bu HMI’ı ne kadar uzun süre tartışmıştık bu noktaya getirene kadar şimdi insanlar memnun şekilde kullanabiliyor.’ diyebilmek beni otomotiv sektörüne çeken nokta oldu. Sektöre girdiğim için çok mutluyum. Bana tamamen uyan bir sektör olduğunu fark ettim çünkü müşterilerle çok iç içeyiz bir yandan ise kendimizin de kullandığı bir ürünü geliştiriyoruz. Elektroniğin son aşamasına kadar giriyoruz.

DAIICHI’nin ismine baktığımızda yabancı bir şirket izlenimi veriyor. Bu ismin bir hikayesi var mıdır?

İsmine baktığınızda yabancı bir şirket gibi geliyor ama yüzde 100 yerli, yüzde 100 Türk ortaklardan oluşan bir şirket. İsmi ise şuradan geliyor. 2002 yılında ilk kurulduğu dönemde bir Japon ortak varmış. Öyle bir Japonca bir isim koyalım ki global anlamda bir karşılığı olsun denmiş. Duyulduğu zaman bir etki oluştursun. DAIICHI aslında ‘Bir Numara’ demek. İngilizce’deki ‘Number One’ karşılığı. Sonrasında Japon ortağımız ayrılmış ve ülkesine geri dönmüş. Ama ismi hala yaşıyor. Bizler de açıkçası bu isimden mutluyuz.

DAIICHI’nin otomotiv elektroniği noktasında önemli çalışmaları var. Bu noktada bilgiler verebilir misiniz?

DAIICHI Elektronik Genel Müdürümüz Ömer Tunç Akdeniz’dir. 2002 yılında Türk sermayesi ile kurulan DAIICHI Elektronik, sürücü ve yolcuların konforunu, sürüş güvenliğini artırmak ve onlara daha keyifli bir yolculuk yaşatabilmek amacıyla başta bilgi-eğlence (infotainment) sistemleri olmak üzere araç içi elektronik sistemleri geliştiriyor.  Türkiye, ABD, Çin, İtalya, Hindistan ve Özbekistan olarak 6 farklı ülkeye yayılan ağı ile iş geliştirme temsilcilikleri, üretim tesisleri, AR-GE merkezi ve lojistik altyapısı bulunan DAIICHI Elektronik, Türk Mühendislerinin geliştirdiği teknolojik ürünleri dünya üzerindeki otomobil üreticilerinin hizmetine sunuyor.

50’dan fazla otomotiv markasına hizmet veren DAIICHI’nin odak noktası nedir?

DAIICHI olarak biz sıfırdan ürün geliştiriyoruz. Müşterilerimiz geldiği zaman, istedikleri belli oluyor, ürün özellikleri belli, standartlar belli, masanın üzeri ise bomboş oluyor. Biz donanım ekibi, yazılım ekibi, sistem mimarları ile tartışarak ürünü olgunlaştırıyoruz. Ürün ortaya çıktıktan sonra ise müşteriyle son görüşmede olumlu yanıtlar almak da çok mutluluk verici bir his. Ürün sıfırdan geliştirildiği için, bir sürü konularda fikir tartışması yapmamız lazım. Biz bir yan sanayi olmamıza rağmen bizim de tedarikçilerimiz var. Bizim için çip üreten, yazılım geliştiren yan sanayilerimiz var. Onlar görüşüyoruz, konuşuyoruz, böylece teknolojiyi de yakından takip ettiğimiz için yenilikçi şeyler ortaya çıkarabiliyoruz.

Geçtiğimiz günlerde DAIICHI Elektronik, akıllı telefon ve tabletler ile kontrol edilebilen, ekransız, araç içi bilgi eğlence sistemi ile ödül aldığını biliyoruz. Bu süreç nasıl oldu?

Evet, dediğiniz gibi bilgi eğlence sistemimiz Türk Elektronik Sanayicileri Derneği (TESİD) tarafından bu yıl 19’cusu düzenlenen Yenilikçilik Yaratıcılık Ödülleri’nde KOBİ dalında Yenilikçiliğin Ticarileştirilmesi ödülünün sahibi oldu. Araç içi OEM multimedya ve navigasyon sistemleri alanında global markalarla başarıyla rekabet etmekten gurur duyuyoruz. IOS ve Android işletim sistemine sahip akıllı telefonlar ile kontrol edilen, kablosuz bağlantı imkanı sunan, yenilikçi araç içi bilgi eğlence sistemi sayesinde; Spotify gibi dijital müzik platformları, dijital radyolar ve navigasyon gibi günlük kullanıcı alışkanlıklarını karşılayan uygulamalara kolayca erişilebiliyor. Sürüş esnasında multimedya sistemini sesiniz ile kontrol edilebilir; bu sayede gözünüzü yoldan ayırmadan güvenli bir sürüş deneyimi ile sürücüleri buluşturmayı hedefledik.

Dünya hızlı bir değişimin eşiğinde, bu süreçte DAIICHI’nın vizyonu ve çalışmaları nedir?

İçinde bulunduğumuz dünya çok hızlı değişiyor. Şu anda kullanılan infotainment sistemleri 5-10 sene önce, sadece üst seviye, S class araçlarda görebileceğimiz ürünlerdi. Şu an buna hızla ayak uydurmanız gerekiyor. Günümüzde ben 5-10 yıl beklerim sonra bu ürünü geliştiririm diyemiyoruz çünkü karşımızda çok ciddi oyuncular var. Bu oyuncular sadece otomotiv, elektronik, yan sanayiciler de değil. Google ve Amazon gibi devler de var. Bu tür büyük elektronik şirketleri, yazılım şirketleri uygulama geliştiriyorlar, mobil dünyadaki deneyimlerini arabaya, otomotive aktarmak istiyorlar. Bir taraftan genç nesil geliyor, onlar geleneksel yaklaşımlara sıcak bakmıyorlar. Bu sebeplerle sadece infotainment sistemleri üreticisi olarak kalsak bile durmamız mümkün değil. Her sene yenilikçi bir teknoloji geliyor. Son senelerde ses kontrolü denilen voice assistant sistemlerinin bulut sistemlerine taşınması konusunda çok ciddi anlamda bir başarı kazanılmış. 15-20 sene önce ben Uludağ Üniversitesi’nde araştırma görevlisi iken bu sistemler 50-100 kelime tanırsa başarısı konusunda makaleler yazılıyordu. Günümüzde Türkçe, İngilizce, İspanyolca gibi farklı dillerde %99’un üstünde bir başarı oranı var. Gençler, ‘Siri’ ve ‘Google Voice Assistant’ gibi sesli sistemleri zaten kullanıyor, arabalarında da bunları görmek istiyorlar. Google, Android konusunda ciddi yatırımlar yaptı. Bu bizim de önümüzü açtı, bunu tek başına hiçbir elektronik yan sanayi yapamaz, bunun için on binlerce mühendis ekiplerinin yıllarca çalışıyor. Google bir Android ’i otomotiv dünyasını hedefleyerek yeniden tasarlarsa, altyapısını buna göre ayarlarsa bu bizim önümüzü açıyor.

Müşteri beklentileri noktasında nasıl bir yol izliyorsunuz?

Otomotiv sektöründe müşteriler ve yan sanayi üreticilerimizle yakınlık çok önemli çünkü bütün sistemi siz geliştiremezsiniz. Aynı araba üreticilerinin bütün parçalarını üretmemeleri gibi bizde de böyle. Çip veya ekran üretmiyoruz. Müşteriler ve tedarikçiler ile yakınlık kurulunca beklentileri öğrenmek çok daha kolay oluyor. Müşteriden aldığınız istekleri önce kendi isteklerimize çeviriyoruz. İstekleri kelime kelime inceleyerek ‘Bu hangi birime ait bir istek?’ gibi ayrıştırmalar ile belirli bir akış dâhilinde, düzenli şekilde takip edilmesi, yönetilmesi. Bu konuda ciddi eğitim yatırımları yaptık. Almanya’dan danışmanlarla çalışıyoruz. Belli başlı ara yüzler ve programlar kullanıyoruz. Ana yatırımlarımız bunlar olsa da tabi ki teknoloji yatırımlarımız da devam ediyoruz, danışmanlık ve eğitimlerimizi alıyoruz. Güncel teknolojiler ile ilgili eksikliğimiz var ise eğitimlerimizi tamamlıyoruz. Günümüzde sürekli yeni yönetmelikler çıkıyor. Yakın zamanda ‘Cyber Security’ denilen yönetmelik bütün Avrupa Birliği de dâhil dünyanın pek çok yerinde gereksinim ortaya çıktı. Sadece teknolojik bakımından değil, geliştiğiniz yazılımı nerde tuttuğunuz, dışardan erişimi olup olmadığı, tedarikçiler ile yapılan görüşmeler ne şekilde yapıldığına kadar gerekli belgeleri almalısınız. Bu belgeleri alamazsanız Haziran 2024’den itibaren araçlarınızı bu pazarlarda satamazsınız. Üç yıl uzun bir süre gibi gözükse de böyle bir süreç için oldukça kısa.

Emrah bey, röportajımızı burada tamamlıyoruz. Son olarak eklemek istediğiniz var mıdır?

DAIICHI elektronik olarak yönetim kadromuz ve güçlü ekibimizle birlikte sektörde büyüme grafiğimizi sürdüreceğiz inşallah. Yeni başarılara imza atmak için yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz.

Yerli Multimedya Sistemi, Avrupa’da 30.000 araçta kullanılmaya başlıyor.

DAIICHI Mühendisleri tarafından geliştirilen, yerli araç içi bilgi eğlence (multimedya) sistemi FIAT’ın tamamen elektrikli 500BEV Action modelinde hayat buluyor.  DAIICHI Elektronik Genel Müdürü, Ömer Tunç Akdeniz, “Akıllı Radyo” projesi ile her araca özel tasarlanmış yüksek maliyetli sistemlere karşı yenilikçi bir alternatif geliştirdiklerini ve bu sayede son kullanıcılar için avantajlı bir çözüm elde ettiklerini belirtti.

ULUTEK bünyesinde yer alan DAIICHI ArGe ekibi tarafından geliştirilen bu yeni sistem sayesinde, kişiler mobil cihazlarına yükledikleri araca özgü bir uygulama ile geleneksel multimedya sistemlerinin tüm özellikleri sunuluyor. Aynı zamanda, sürüş güvenliğini tehdit eden araç içi ekran sayısı azaltılırken kullanıcıların hızla gelişen teknoloji ile birlikte değişen ihtiyaçları da mobil uygulama güncellemeleriyle kısa süre içerisinde karşılanıyor.

Ömer Akdeniz, dünyada birçok global otomobil fabrikasına Tier-1 olarak navigasyon ve bilgi-eğlence sistemleri ürettiklerini, bu alandaki tek Türk şirket ve ürün geliştirici konumunda yer almanın gururunu yaşadıklarını belirtti.

Dünya ölçeğinde saygın markalarla yaptığı iş birlikleriyle, Türkiye'yi bütün dünyada temsil ettiklerini belirten Ömer Akdeniz, DAIICHI Elektronik'in, otomotiv sektöründe Stellantis (FCA, PSA, Opel, Tofaş), Ford Motor Co., Hyundai Assan, GM, Mitsubishi, Volkswagen, Mahindra, Isuzu gibi küresel oyuncularla iş birliklerinin bulunduğunu söyledi.

Ömer Akdeniz sözlerine şöyle devam etti: “DAIICHI için çok önemli bir kilometre taşı olarak da temmuz ayı itibariyle, Stellantis’in global tedarikçi listesine dahil edilme şartlarını yerine getirerek kayıt sürecimizi tamamlamış bulunuyoruz. Stellantis Bilgi-Eğlence Sistemleri global tedarikçi listesinde yer alan tek Türk şirketi olan DAIICHI, Stellantis’in dünyanın herhangi bir fabrikası veya araç modelinde doğacak bir bilgi-eğlence sistemi ihtiyacı için otomatik olarak olası ihale (RFQ-Request for Quotation) listesine dahil edilecek, ve tedarikçi seçimi sürecinde yer alacaktır.”